loader
İsrail’in Suriye Sessizliği - Ferit Gölgül[Köşe Yazısı] İsrail’in Suriye Sessizliği - Ferit Gölgül[Köşe Yazısı]


Batının Ortadoğu, bizim ise İslam coğrafyası dediğimiz topraklarda entrika, oyun, hile ve bunların sonucunda katliam, kan, gözyaşı maalesef hiç eksik olmuyor. Mazlum Müslümanların içinde bombalar patlatılıyor, uçaklardan üzerlerine bombalar yağdırılıyor. Çocuklar, çığlıklarını içlerine hapseden sessiz ve sinsi bir gazla katlediliyor.

Batının Ortadoğu, bizim ise İslam coğrafyası dediğimiz topraklarda entrika, oyun, hile ve bunların sonucunda katliam, kan, gözyaşı maalesef hiç eksik olmuyor.  Mazlum Müslümanların içinde bombalar patlatılıyor, uçaklardan üzerlerine bombalar yağdırılıyor.  Çocuklar, çığlıklarını içlerine hapseden sessiz ve sinsi bir gazla katlediliyor.

Bütün bu yaşananların karşısında; demokrasi, barış, insan hakları, hümanizm söylemleriyle kara ve iğrenç yüzünü maskeleyen sömürgeci emperyalistler ve kuklaları ise sessizliğe gömülmüş durumda.  Bir camide bombalanıp katledilen yüzlerce insan İngiltere parlamentosu önün de vurulan bir kişi kadar yer bulmuyor ikiyüzlü satılık medyada. 

Bütün bunların yanı sıra büyük bir kâr elde etmiş tüccar seviniciyle bekleyen ikiyüzlü batı; yeri geldiğinde Vahşi baas rejimlerinin yaptığı zulümleri yıllarca görmezden gelerek desteklerken, yeri geldiğinde ise hümanistlik ve insan hakları maskesini takarak güya sivilleri korumak! İçin bu ülkeleri işgale koyulmaktadır. 

Saddam’a her türlü silah desteği verip İran’a saldırtan, El-Enfal Operasyonu adı altında 100 binin üzerinde Müslüman kürdü katletmesine sessiz kalan Batı ve ABD değimliydi?  Saddam’a verdiği kimyasal bombalarla Halepçe’de beş bin Müslüman’ı öldürmesini içten içe bir sevinçle karşılayan yine aynı batı değimliydi? Haçlı-Siyonist ittifağının sonra daha büyük bir menfaat için Irak’ı işgal edip Saddam’ı asması büyük bir açıklıkla ortadayken Müslümanların bundan ibret almaması ne kadar da büyük bir gaflet halidir.

Dün Irak’ta Afganistan’da, Filistin’de, oynanan oyunların ikinci bir ayağı, bu gün fitne kazanı haline getirilen Suriye’de oynanıyor. Suriye’de sivillerin katledilmesi için her türlü entrikayı çeviren, Suriye’yi her taraftan silaha boğan ABD ve AB, Esad’ı bahane ederek Suriye’yi açıkça işgale hazırlanmaktadır. Daha bir hafta önce cami bombalayarak yüzlerce insanı katleden ABD, sivillerin üzerine kendi attığı kimyasalı Esad’a mal edip Suriye’yi işgal için yıldırım hızında harekete geçti.

Yüzlerce kişinin katledildiği cami katliamı ve buna benzer birçok ABD, NATO, saldırısının medya da çok az yer tutması ve olayın hemen örtbas edilmesine karşılık bu kimyasal saldırı bütün dünya medyasında büyük bir iştahla işlendi. Kınama üstüne kınama yapıldı. Hatta kan içici terör devleti İsrail bile olayı kınayıp Suriye’ye derhal müdahale edilmelidir dedi. Diğer yandan ABD uçak gemisinin Suriye yakınlarında bulunması ve vurulacak hedeflerin belli olması ABD’nin bu operasyonu önceden planladığı anlamına gelmektedir.

Suriye’de yapılan ateşkesten sonra İsrail ve ABD’nin tavırları, açıklamaları, saldırıları ve medya üzerinden yürüttükleri operasyon, onların Suriye’de ki savaşın devam etmesi yönünde ki çabalarının ispatıdır. Emperyalistlerin İslam coğrafyasında ki sömürüsünün devam etmesi ve İsrail’in güvenliğinin sağlanması için Suriye’de savaşın durmaması ve fitne ateşinin sönmemesi gerekiyor. Zira Suriye’de iç savaş başladığından beri bundan en büyük kazancı sağlayan ülke İsrail’dir.

Bu süreçte Müslümanlar onlardan satın aldıkları silahlarla birbirlerini katlederken, İsrail sinsi, sessiz bir şekilde Filistin’de ki işgalini derinleştirdi ve yerini sağlamlaştırdı. Gazze’ye desteğin kesilmesi ve Müslüman kardeşler tehlikesinin ortadan kalkması için Mısır’da darbe yaptırıp Sina bölgesini kendi emelleri doğrultusunda dizayn etmeye başladı. 2012 yılında ABD’nin, 48 saat süre vererek “Ya kimyasal silahlarını BM’ye teslim edersin ya da biz almasını biliriz” tehdidi sonucunda, Esad’ın kimyasal silahları BM’ye teslim etmesiyle İsrail’in yıllardır çekindiği kimyasal silah sorunu da ortadan kalktı.

İsrail’in bölgede sessiz ve sinsi bir şekilde beklemesi, kesinlikle İsrail’in Suriye meselesine karışmadığı şeklinde algılanmamalıdır. Bilakis Suriye’de gerçekleşen her bir fitnenin arkasında kesinlikle İsrail vardır ve bundan en büyük çıkarı sağlayanda İsrail’dir.  İsrail’in amacı Esad’ın kalması veya gitmesi değil, Hizbullah ’sız ve İran ’sı, Hamas’sız bir Suriye’dir. Suriye’de bölünmeye doğru ilerleyen süreç, kesinlikle İsrail’in güvenliği doğrultusunda gerçekleşiyor. Parçalanarak İsrail’in hâkimiyetine geçecek bir Suriye’den sonra hedef Türkiye ve İran’dır.

İsrail’in rahatı ve Avrupa’nın huzuru için AB ülkeleri Papanın huzurunda av partisine hazırlık pozları verirken, İslam coğrafyası ateşe verilip, her gün Müslümanlar toplu katliamlara uğratılırken; İslam ümmeti, oynanan oyunların seyircisi olmaktan kurtulmalı ve oyunun perde arkasını artık görmelidir. Müslümanlar, Suriye’den İran’ın veya Türkiye’nin çıkmasını zihinlerine empoze eden propagandalardan kurtulmalı ve Rusya, ABD, AB ve İsrail’in Suriye’den defolması gerektiğini idrak etmelidir. Müslümanlar artık İkiyüzlü emperyalistlerin hile ve tuzaklarını görmeli ve Türkiye ile İran’ı Suriye’ye çevirmelerine fırsat vermemelidir.

 

Allaha emanet olun…

Kategori: Makale
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-
sanalbasin.com üyesidir