loader
Kahta'nın konuşulmayan sorunları - Köşe Yazısı [Aydın Evren] Kahta'nın konuşulmayan sorunları - Köşe Yazısı [Aydın Evren]


Geçtiğimiz günlerde Kahta'ya yapılan yatırımlar, projeler, sorun ve sıkıntılar masaya yatırıldı, görüş alış-verişinde bulunuldu. Bütün milletvekilleri konuştu, kurum amir ve müdürleri, STK temsilcileri konuştu, müftü konuştu, falan konuştu filan konuştu. Onca sorun ve sıkıntıdan, yatırımdan, projelerden bahsedildi. Ama nedense en öncelikli düzeltilmesi gereken bir çok meseleden hiç bahsedilmedi.

Geçtiğimiz günlerde Kahta'ya yapılan yatırımlar, projeler, sorun ve sıkıntılar masaya yatırıldı, görüş alış-verişinde bulunuldu. Bütün milletvekilleri konuştu, kurum amir ve müdürleri, STK temsilcileri konuştu, müftü  konuştu, falan konuştu filan konuştu. Onca sorun ve sıkıntıdan, yatırımdan, projelerden bahsedildi. Ama nedense en öncelikli düzeltilmesi gereken bir çok meseleden hiç bahsedilmedi.


Nedir en öncelikli mesele?

Toplumda ahlaksızlık almış başını gidiyor.

Gençler internet kafe ve oyun salonlarından çıkmıyor.

Uyuşturucu melaneti ilkokul yaşlarındaki çocuklara kadar inmiş.

Özellikle Kahta'da "Tefecilik" günden güne artıyor.

Her sabah yeni bir hırsızlık vakası ile uyanıyoruz.

Kahta'nın sorunları bunlarla sınırlı değil tabi.


Devam edeyim;

Mübarek Ramazan ayındayız. Her şehirde sürekli açık vaziyette olan camilerimiz nedense Kahta'da sabahtan öğleye, öğleden akşama kadar kapalı. Birçok cami sadece namaz vakitlerinde açılıyor.

Tekli eğitime geçiş için mücadele verildiği kadar öğrencilerin dini, ahlaki ve manevi gelişimi için verilmiyor maalesef.

Kahta'da 'hafızlık okulu projesi' yapmak yerine önce hafızlık sisteminin düzeltilmesi lazım. Çünkü Kahta'da son bir yıla yakındır hafızlık sistemi neredeyse çökmüş durumda.


Kahta'nın dillere destan bir de içme suyu sıkıntısı var ki yeme de yanında yat türünden. Yine bu sıkıntı da konuşulmadı. Haydaran içme suyu gelecek denilip konu kapandı. Dört yıldır Haydaran içme suyu ha geldi ha gelecek. Halk dört yıldır bu suyun yolunu gözlüyor adeta.


Ve herkesin başına gelebilecek bir depremle karşı karşıya kalan Samsat'tan yine aynı şekilde hiç bahsedilmedi. Belki biz de Samsat gibi bir ilçeyiz ama olsun onların derdi bizim de derdimiz olması lazım çünkü onlara en yakın komşu şehir biziz. Biz onlara yardım etmezsek kim yardım edecek. Neticede onlar bizim hemşerilerimiz ve onların da yardıma ihtiyacı var. Nitekim son zamanlarda medyada çıkan haberlere göre Samsatlı depremzedeler ciddi sıkıntılar çekmekte. Bizatihi gidip gören birisi olarak yazıyorum. Samsat'ta hasar gören evlerin çoğu yeniden imarı için tamamen yıkılmış durumda halkı bu sıcak hava altında çadırlarda bırakmak en basit tabirle vicdansızlıktır. Van depreminde kullanılan yaklaşık bin 500 adet konteyner ev getirilip istiflenmiş ancak aylar geçmesine rağmen hazırlığı tamamlanmamış ve halen öylece duruyor. Depremin meydana geldiği ilk günlerde yetkililer, bürokratlar ve siyasiler Samsat'ı terketmemiş depremzedelerin durumlarını yerinde incelemişlerdi. Çeşit çeşit vaatler ve sözler vermişlerdi ancak hiçbirisini şuan yerine getirmiyorlar. Samsat'ı şuan bir boşlukta bırakmış durumdalar.


El hasılı yazılacak çok şey var. Ayın yüzeyindeki çukurlara benzeyen yollarımızın içler acısı halinden hiç bahsetmiyorum bile.

Koordinasyon toplantısında asıl bunlardan bahsedilmesi gerekti kanımca. Başta belirttiğim meseleler aynı zamanda bizim imani bir sorumluluğumuzdur. Günah bataklığına dalan genç kardeşlerimizi bu bataklıktan çıkarmak hepimize bir vebaldir. Yaklaşık 3 buçuk saatlik toplantıyı 15 dakika daha ayırıp bunları da konuşmak hiç olmazsa katılımcıların hafızasında bir iz bırakır ve olur da olur belki bu sorunlardan birine ya da birkaçına çözüm bulan birileri çıkardı da bir sonraki toplantıda çözüm önerisini sunardı. Ama hayırlısı diyelim. İnşallah bir sonraki toplantıda bunları dillendiren birileri olur da bu veballerden de topluca kurtuluruz.


Aydın Evren

Kategori: Makale
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-
sanalbasin.com üyesidir