loader
Bize Her Gün Aşura, Her Yer Kerbela! - Ömer Arslan[Köşe Yazısı] Bize Her Gün Aşura, Her Yer Kerbela! - Ömer Arslan[Köşe Yazısı]


Yanı başımızdaki kardeşimizi dışlamış, üstüne üstelik hakkını arayınca da onu Kerbela’da susuz bırakmışız. Zalimlere yedirirken, kardeşlerimize ‘yiyecek ekmek bulamazsınız’ demişiz. Petrol ve para vanalarımızı zalimden yana çevirmişiz ama kardeşimizi ‘ vanalarımızı kapatmakla’ tehdit etmişiz.

     O kara ve talihsiz günün sene-i devriyesini yaşıyoruz. Hicri 61’nci yılın 10 Muharrem’i,  Kerbela’ yı. Kerbela kelimesinin aslı Kerb-u Bela’dır. Kerb, Arapça bir kelimedir ve Latince çevirisi ‘‘tasa, üzüntü, kaygı, bela, musibet ve facia demektir.

     Bakmayın siz İslam ve İslam’ın değerlerinin bir gelenek ve görenek olarak görüldüğü ve yaşandığına. Ve aşura gününün, sadece aşure tatlısı yapılıp dağıtmakla özdeşleştirildiğine. Toplumum/Ümmet, Kerbela’yı ve aşurayı hakkıyla bilseydi;  idrak etseydi, bugün nice Kerbela’lar yaşanır mıydı? Ümmetin evlatları açlık ve susuzluktan can verince biz fazla kilolarımızı vermek için spor salonlarına para öder miydik?

     Teşbih yapmak için yazmadım bu başlığı. Gerçekten de bugünlerde Kerbela’yı, aşura gününü yaşıyoruz. Kaldıralım başımızı ve şöylece bir İslam coğrafyalarını temaşa edelim. Yürek dayanacaksa tabi… Bugün ümmet olarak yaşadıklarımızın Kerbela’dan ne farkı var Allah için.

     Değişen sadece zaman ve değişen genişleyen ve Kerbela’ laşan coğrafyalar… Onun dışında değişen hiçbir şey yok. Senaryo aynı senaryo, başroldekiler aynı, roller aynı… Bugün İslam coğrafyasının içinde bulunduğu ateş sarmalı, Kerbela’dakinden aşağı değildir.

     Dün bir tarafta Hz. Hüseyin vardı, bir tarafta Yezid; bugün de bir tarafta Ahmet var, bir tarafta Mehmet. Dün de sebep ihtiraslar ve makam sevdasıydı ( Yezid için durum buydu), bugün de. Kerbela hadisesi ile ümmet içindeki ayrılıklar daha da derinleşmiş ve ümmet tefrikaya düşmüştür. Bugün de yaşadığımız bazı gelişmeler menfaatimize dokunuyor diye tefrikaya düşmüşüz.

     Tarihimizi unutmuş ya da tarihimizden ders alamamışız maalesef. Tarihimize ders ve ibret nazarıyla bakamamış, oynanan oyunları görememişiz. Kur’an’ın nurundan uzaklaştıkça, basiret ve feraset oklarımızı yitirmiş ve kör olmuşuz. Öyle kör olmuşuz ki, düşman diye kardeşimizi vurmuşuz ve vuruyoruz, öfkemizi emperyalist ve kan emici vampirlerin üzerinden almış, kardeşimize yönelmişiz.

     Yanı başımızdaki kardeşimizi dışlamış, üstüne üstelik hakkını arayınca da onu Kerbela’da susuz bırakmışız. Zalimlere yedirirken, kardeşlerimize ‘yiyecek ekmek bulamazsınız’ demişiz. Petrol ve para vanalarımızı zalimden yana çevirmişiz ama kardeşimizi ‘ vanalarımızı kapatmakla’ tehdit etmişiz.

     Kimin Yezid kimin, Hüseyin olduğunun derdinde değilim. Kaybedenler Müslüman olduktan sonra kim Yezid olmuş, kim Hüseyin; ne fark eder. Ortada haksız bir cebelleşme var, kazananı ümmet olmayan…

     Artık, tarihimize ders ve ibret nazarıyla bakmalıyız ve yaşananlardan ders almalıyız. Zalimlerin ipiyle kuyuya indikçe, dibi gelmez bir kuyuya ineceğimizin idrakine varmalıyız. Artık suyumuzu birbirimizden esirgeyeceğimize, zalimi bir kaşık suda götürmeliyiz. Biz bir birimizle uğraştığımız ve birbirimizi ötekileştirdiğimiz oranda ötekileşiriz birbirimiz için. Birbirimizin farklılıklarını ve hassasiyetlerini gözeterek fenafil ihvan olmalıyız.

     Yeni Kerbela’ların yaşanmaması için, ihtiraslarımızdan ve menfi hesaplarımızdan ödün vermesini bilmeliyiz. Eğer bunu yapmaz isek; nasıl ki dün Kerbela’da (dünyevi olarak) kaybeden sadece Hz. Hüseyin ve Yezid olmamışsa, bugün de kaybeden sadece Ahmet ve Mehmet olmayacak. Türkiye, Suriye, Irak, Kürdistan, Mısır, Tunus… kaybedecek. Anlayacağınız topyekun ümmet kaybedecek.

     Aksi halde Hüseyin olan kazanır da Yezid olan kazanır mı bilemem? Ehl-i beyt kazanır da Kûfe kazanır mı bilmem? Allah u alem. Rabbim aşura’yı anlamayı ve Kerbela’yı idrak etmeyi nasip etsin. İslam’ın evlatlarını, İslam’ın evlatlarının eliyle susuz bırakmasın. Ve rabbim Müslümanlara, Müslümanların idarecilerine oynanan oyunları idrak etme feraseti ve basireti bahşetsin, yeni Kerbela’ların yaşanmaması adına.

Ömer Arslan

Kategori: Makale
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-
sanalbasin.com üyesidir