loader
“Bizim barış metodumuz bir zayıflık olarak anlaşılmasın” “Bizim barış metodumuz bir zayıflık olarak anlaşılmasın”


14 Ağustos Rabia katliamı ile ilgili konuşan Mısırlı İhvan âlimlerinden Dr. Abdulaziz Ahmet, Mısır’daki darbenin İsrail ve Amerika’nın bir projesi olduğunu belirterek, kimsenin İhvan’ın barış metodunu bir zayıflık olarak anlamaması gerektiğini söyledi.

Mısır’da halkın oylarıyla seçilmiş Muhammed Mursi hükümetine karşı darbe yapan Sisi cuntasının 14 Ağustos Rabia Meydanında protesto gösterisi düzenleyen binlerce insanı katletmesinin üzerinden tam iki yıl geçti. Tüm dünyada büyük bir yankı uyandıran katliam, demokrasi dersi veren batının gerçek yüzünü bir daha ortaya çıkardı.

14 Ağustos katliamının 2. Yıldönümünde ilke Haber Ajansı’na (İLKHA) önemli açıklamalarda bulunan Mısırlı İhvan âlimlerinden Dr. Abdulaziz Ahmet, Mısır’daki darbenin İsrail ve Amerika’nın Ortadoğu projesi gereği Mısır’ın özgürlüğüne yönelik olduğunu söyledi.

Dr. Abdulaziz Ahmet’in “Dünya Rabia Günü” münasebetiyle sorularımıza vermiş olduğu cevaplar:

14 Ağustos Rabia katliamının 2. Yıldönümü geride kaldı. Öncelikle bu katliamla ilgili neler söylemek istersiniz?

Rabia katliamı kara bir gün olarak ümmetin tarihine geçti. Bu günde binlerce insan hayatını kaybetti. Mısır’ın kurtuluşu için ortaya konulan İslam Projesine ve Mursi’ye saldırdılar. Hâlbuki bu proje herkesin projesinden çok daha güzeldi. Bu projede kim iş isterse, kim mal isterse, kim özgürlük ve hürriyet isterse vardı. Hatta laik insanlar bile adaleti göreceklerdi. İslam projesi aynen vagonları çeken bir lokomotif gibi özgürlük, adalet, hürriyet, insani, iktisadi vagonlarını arkasından çekecekti. Yani bu proje herkesi kapsıyordu. O gün Rabia meydanında bulunanlar sıradan insanlar değildiler hepsi âlim ve topluma faydalı insanlardı. Bu yaşananlara gelince, biz diyoruz ki belki Yüce Allah bundan sonra bize hayırlı olanı nasip etmek için böyle takdir buyurdu.

 “Mısır’da yapılan darbe İsrail ve Amerika’nın Ortadoğu projesinin sonucudur”

İhvan’ın ortaya koyduğu İslam projesinin hem siyasi hem iktisadi hem de ahlâki olarak Mısır’ı kalkındıracağını ve tüm Mısır halkının bundan fayda göreceğini söylediniz. Peki, o zaman bu darbeyle ne heeflendi?

Mısır’daki darbe sadece içerde olan bir darbe değil bu darbe dışarıda İsrail ile Amerika ve ayrıca bunların kontrolünde olan bazı Arap ülkelerinin hükümetleri tarafından da desteklenmiştir. Bu darbe Avrupa ülkeleri, bölgedeki bazı Arap devletleri ve Mısır’ın içindeki bazı grupların Ortadoğu için ortaya koydukları projenin ortak bir ürünüdür. Bu darbe projesinde bu üç kesim başta olmak üzere dış kaynaklı olarak gerçekleştirilmiştir. Sisi dış güçlerin maşa olarak kullandığı ahlaksız, günahkâr ve kişiliksiz bir insandır. Bugün bu projede Sisi kullanılıyor eğer bu proje için Sisi olmasaydı başka biri bulunacaktı.

Peki, bu darbe neden yapıldı? Çünkü İhvan, Mısır’ı dışa bağımlılıktan kurtararak kendi ayakları üzerinde durmasını istiyordu. Biz diyorduk ki ülkemiz kendi malzemelerini dışarıdan değil kendisi üretsin. Kendi demirini, arabasını, silahını yani iktisadi hamlelerini kendi eliyle gerçekleştirsin. Baktılar ki Mısır’ın durumu bu proje ile iyi duruma geldiği gibi bununla birlikte bölgedeki İslam ülkelerinin de durumuna olumlu etki ediyor. Sisi eliyle darbe yaptılar. Aslında bunların düşmanı İhvan değildir, İhvan’ın şahsında İslam’dır. Çünkü İhvan İslam’ın elidir. Nasıl ki Sisi batının eli ise İhvan da İslam’ın elidir. Bunlar Mısır’da ve dünyada İslami projenin güzelliğinin görülmesini istemediler.

“Batının demokrasisi kendisi için geçerlidir”

Kendi dışındaki ülkelere demokrasi dersi vermeye çalışan batının, Mısır’da halkın oylarıyla iş başına geçen Mursi’ye yapılan darbeye destek vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mısır’da Mübarek devri dâhil beş defa seçimler gerçekleşti. Bu beş seçimde de İslam Projesi kazandı. Ne zaman ki İslami proje beş defa seçimi kazandı İsrail, ABD ve Avrupa ülkeleri ‘her şey sandıktan ibaret değildir’ dediler. Bu darbe ile bu ülkelerin yüzlerindeki maske düşmüş ve gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Bunlar kendileri gibi insanlar kazandığı zaman demokrasiyi överler ama aynı ülkeler demokrasi yoluyla başa gelen Müslüman insanlar olunca bu sefer darbe yapan Sisi’yi savunurlar. Yani tüm dünya halkları bu olayla bu ülkelerin gerçek yüzünün ne olduğunu anlamıştır.

Peki, İslam ülkeleri bu darbeden sonra hem siyasi hem de ekonomik açıdan İhvan’a gereken desteği verdi mi?

Darbe olduktan sonra İhvan’a yönelik katliam ve tutuklamalar oldu. Tüm bunlara karşılık dünya ve özellikle İslam ülkelerindeki halkların kalbi bizimle birlikte idi. Bu halklar bizim için çok büyük fedakârlıklar yaptılar. Ama maalesef İslam ülkelerinin hükümetleri bize yardım eli uzatmadılar. Niye? Çünkü bunların hepsi Avrupa’ya bağlıdırlar ve Avrupa ne derse onu yaparlar. Belki de bu duruma düşmemizin en büyük sebebi batıya bağlı bu hükümetlerin tavrı idi. Ama Türkiye bu konuda bize çok yardımcı oldu.

“Gün geçtikçe Mısır halkı, İhvan’a daha çok destek veriyor”

Mısır halkının İhvan’a bakışı nasıldır? Özellikle darbeden sonra halkın İhvan’a karşı tutumu nasıl oldu?

Sisi darbe yaptığında halkın bir bölümü İhvan’ı destekledi ve bu kesim İslam’ı isteyen güzel insanlardan oluşuyor. Diğer kesim ise üç kesime ayrıldı. Bir kesimi seçimlerde herhangi bir başarı elde edemeyen kesimdir. Diğeri ise fikri anlamda iyi düşünceler yerine kötülüğü savunan insanlardı. Üçüncü kesim ise İslam’ı sevmeyen, laikliği savunan insanlardı. Ama gün geçtikçe Sisi’yi savunan kesimlerden Mursi tarafına çok sayıda insanlar geçiyor. Hatta biz diyoruz ki bu insanların bu şekilde saf değiştirmeleri Allah’ın bir takdiridir. Allah bu insanlara Sisi’nin gerçek yüzünü göstermek için böyle olmasını dilemiştir. Şu anda medya ve askeri gücün çoğu Sisi’nin kontrolünde olmasına rağmen halk, Sisi tarafından Mursi’nin yanına geçiyor. Bunlar rezil olmuşlar ve her gün sayıları azalıyor.

“İhvan bundan sonra nefsi müdafaa hakkını kullanacaktır”

Biliyorsunuz ki darbeden sonra İhvan, kendi arasında mücadele metodu ile ilgili tartışmalar yaşadı. Gelinen noktada İhvan, mücadele metodu noktasında nasıl bir karar aldı?

İhvan’ın metodu silahlı mücadele değil davete dayalı barışçıl ve siyasi mücadele şeklindedir. Çünkü çoğu kez tecrübe edilmiştir ki silahlı mücadelede çok kan dökülmüştür. O yüzden İhvan bu metodu benimsemiştir hatta görüldüğü gibi İhvan diyor ki ‘bizim kanımız aksın ama halkın kanı akmasın’. Fakat bizim barış metodumuz bir zayıflık olarak anlaşılmasın. Biz kimsenin bizi öldürmesine izin vermeyeceğiz. Eğer bize saldırı olursa nefsi müdafaamızı yapacağız ama ilk saldıran biz olmayacağız. Bize saldırı olmaz ise biz kimseye saldırı yapmayız. Çünkü biz silahlı mücadele ile tam bir zaferin elde edileceğine inanmıyoruz. Belki bir nebze hâkimiyet elde edilebilir ama tam manasıyla halkın desteği alınmadan, halk belli bir eğitimden geçirilip ikna edilmeden olmaz.

“Maalesef batının bu tutumu insanları terörize ediyor”

Son olarak dünyaya ne mesaj vermek istersiniz

Bizim dünya hükümetlerine mesajımız şudur: Ayıptır size ki, sizler bugün İslami olan bir hükümeti ortadan kaldırmaya çalışıyorsunuz. Bugün sizlerin yüzünüzdeki maskeler düşmüştür. Eğer bir gaflet uykusunda iseniz uyanın ve gerekli adımları atın. Mısır’ın değerli birçok âlimi ve halk tarafından seçilmiş insanları bugün zindanlara atılmışken rezil, kötü ahlaklı, mafyaları ise devletin başına geçirilmiş. Halkın oylarıyla seçilmiş Mursi’nin bugün bu halde olması özgürlükten bahseden bu ülkeler için büyük bir ayıptır.

 

Siz batılı devletler böyle davranmakla insanları terörize ediyorsunuz. Aslında teröristlerin fabrikası sizlersiniz. İhvan’ın davası terörizm değildir barışçıl bir davadır.  Sizler din kardeşimiz olmayabilirsiniz ama insan olarak kardeşimizsiniz. Eğer sizler İslam’a yardım etmezseniz bilin ki İslam olmadan barış ve huzur gelmez. Eğer siz İslam’a yardım etmezseniz mutlaka Allah bu dine yardım edecektir. Ve biz inanıyoruz ki İhvan’ın mücadelesi muhakkak bir gün başarıya ulaşacaktır.(Osman Gülebak- Mustafa Bikeç-İLKHA)





Kategori: Röportaj
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
-
sanalbasin.com üyesidir