loader
 HDPKK'nin Hedefi Kürtleri Sekülerleştirmek - Abdullah Sevinç [Köşe Yazısı] HDPKK'nin Hedefi Kürtleri Sekülerleştirmek - Abdullah Sevinç [Köşe Yazısı]


HDPKK, Doğu ve Güneydoğu'da, kendi sapkın ideolojileri dışında, (Kürtlerin hamisi(!) olduğunu idda eden bu yapı, Kürt olsa dahi) başka kimsenin varlığını istememektedir.

 HDPKK'nin Hedefi Kürtleri Sekülerleştirmek!!!

      Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren, ülke gündeminde iki konu hep varlığını sürdürmüştür: "Kürt meselesi" ve "İrtica". Kendilerini, dini değerleriyle ifade eden Kürtleri dışlama ve Müslümanların, ''Müslümanca'' yaşamalarını engelleme, değişmez gündem olmuştur. 
      Cumhuriyetin kuruluş yıllarını hatırlayacak olursak, o yıllarda sistem tarafından "Türklük" bahane edilerek nice insanlar katledilmedi mi? Üstelik Türklük adı altında Türkleri dahi işkencelere maruz bıraktılar, idam ettiler.  "Olur mu canım Türk'ün Türk'ten başka dostu yok Türk Türk'e bunu yapar mı?" Yaptı hemd e en alasını. Çünkü İslami kimliğe sahiptiler de ondan. Örneğin; İskilipli Atıf Hoca ve daha niceleri. 


            Ümmet'in mazlum evlatları olan dindar Kürtler de,  hem İslami kimliğinden dolayı hem de Kürt kimliğinden dolayı çift taraflı zulümlere sürekli maruz kalmıştır. Kemalizmle varlık gösteren bu  zulümler ve Kemalizmin ruh ikizi olan PKK'nin kurulmasıyla adeta zirve yapmıştır. 

      PKK, 27 Kasm 1978'de Abdullah Öcalan tarafından,  marksist-leninist dünya görüşü ışığında, bölge halkı için sözde "kurtuluş programı"(!) olarak kurulmuştur. PKK' de Kemalizm sisteminin ruh ikizi olarak, "Kürtlük" adına kurulduğu günden beri, Kürtler adına Kürtleri katletmiştir ve katlediyor. 

      PKK, kurulduğu günden bu yana, sürekli kandan beslenen bir yapı olmaktan öteye gidememiştir. Şimdiye kadar Kürt halkına sayısız katliamlar yaparak, nice genç fidanları hunharca  katlederek,  masum insanların kanı üzerinden varlığını sürdürerek kendini devamlı  gündem de tutan seküler bir yapı olmuştur.


      İşte  bu faşist yapı,  Kemalizm’in ruh ikizi  olan ''Apoizm'' Kürt siyasal mücadelesini kontrolüne almış oldu. Kemalizm, dindar Türklere nasıl ki laik-ulusalcı bir çizgiye sahipse, hamuru İslam’la yoğrulan Kürtlerin sözde temsilcileri de aynı çizgiyi takip etti ve ediyor.  Öyle ki, zaman zaman İslami değerleri yok saymaya çalıştılar. İslam, lider olarak kabul ettikleri kişi ya da kişiler tarafından, "tehdit" olarak kabul edildi. İdeolojik olarak benimsedikleri akıl hocaları, ''Peygamber'' yerine konuldu. ( "Pexémbére me kürda serok apo" pankartlarına şahit olduk). Liderleri nezdinde,  namaz bir ''tiyatro'' olarak görüldü. Nevroza, LGBT çirkefliğine  önem verildiği kadar, Kutlu Doğum ya da başka dini programlara önem verilmedi.    Önem verilmediği gibi yapanlara da engel çıkarmaya ve karalamaya çalıştılar.  Peygamber sevdalılarını hedef alarak " biz olmasak şeriat getirecekler" deyip din düşmanlığını belirttiler. Kadın özgürlüğü adı altında, kadını değersizleştirerek; "em ne emanétın, em jının" pankartları asılarak, İslam'la yeniden var olan kadını ve "Cennet anaların ayakları altındadır " deyip, kadını yücelten  Sevgili Peygamberimize kulak asmadılar. Hatta çoğu defa Peygamber'e çirkin hakaretlerde bulundular.  Onların arkasında duran  Kürtlerin,  peşinden gittikleri kişi ya da kişilerin neye, kime hizmet ettiklerini artık görmesi lazım.


      Bu seküler yapı, kendi siyasi uzantısı olan HDP ile bölge halkı için ciddi (sosyal-ekonomik) sorunlara sebebiyet vermiş ve veriyor. Çünkü, kurulduğu günden bu yana  bölge halkına zarar vermekten(kazılan hendekler, yakıp-yıkılan evler, bombayla döşenen sokaklar, göçe zorlanan nice aileler...), dini değerlerine saldırmaktan(mabetlerine saldırarak, dini faaliyette bulunan derneklere saldırarak, dini yaşam tarzından uzaklaştırmaya çalışmak, her türlü çirkefliği yaymaya çalışmak özgürlük adı altında...), en doğal hakkı olan yaşam haklarını dahi elinden almaktan başka bir şey vermemiştir.


      HDPKK, Doğu ve Güneydoğu'da, kendi sapkın ideolojileri dışında, (Kürtlerin hamisi(!) olduğunu idda eden bu yapı, Kürt olsa dahi) başka kimsenin varlığını istememektedir. Fazla uzağa gitmeye gerek yok, yakın tarihimize baktığımızda örneklerini  görebiliriz.  Aytaç Baran saldırısı, 6-7  Ekim olaylarında Yasin Börü ve arkadaşlarının katledilmesi,  Xaniké Köyü saldırısı, daha nice kardeşlerimize karşı saldırılar, camiler yakıp yıkmak, daha da vahşi olanı Kur'an-ı Kerim'i yakarak üzerinde tepinmeleri, İslami gericilikle itham etmeleri ve İslam'ı, bölgenin modernleşmesine(!)  en büyük engel görmeleri, dindar Kürt halkını bölgede  istemediklerinin bariz örneğidir.


    PKK'nin geçmişine baktığımızda, davalarının Kürt davası olmadığını, ölümleri Kürtlere reva gördüklerini görebiliriz. 1987'de Mardin'in Nusaybin ilçesinin Açıkyol köyünde 6'sı çocuk  8 kişi kurşuna dizildi. 1987'de  Mardin'in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde 16'sı çocuk 30 kişi katledildi ve evleri yakıldı. 1992'de Diyarbakır Silvan ilçesine bağlı Susa köyünü basan PKKliler, camiye saldırarak 10 kişiyi vahşice kurşuna dizdiler. 1993'te yine PKK tarafından Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 33 kişi katledildi, 28 kişiyi  köy meydanında kursuna dizerek, 5 kişiyi de evlerini ateşe vererek diri diri yaktılar. Daha nice katliamlar... PKK'nin son büyük katliamı ise Diyarbakır Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrası,  15 ton patlayıcı yüklü kamyonet patlatılarak 16 kişinin bedenleri paramparça oldu. Öyle ki 16 mazlum insandan arda kalan sadece 60 kg. Yani 16 can, tek beden. Roboski diyenlerin yaşattığı yeni Roboski’dir Dürümlü katliamı. İşte tüm bu ölümler sırf onlar gibi düşünmedikleri için mazlum Kürt halkına reva görüldü. 


      Şimdi HDPKK' ya sormak lazım. Siz Kürtlere ölümden başka ne verdiniz?  Hangi halkların kardeşliği adına eşi benzeri görülmemiş bu vahşi katliamları yaptınız?  Kürtler adına Kürtleri katletmek midir sizin Kürt davanız? Yoksa Kürtleri bahane ederek, masum insanların kanı üzerinden kendini sürekli gündemde mi tutmak? Bu mazlum halka  özgürlük, kardeşlik, barış vaadlerinize ne oldu?  Ey sırtını PKK'ye , PJAK'a , PYD'ye dayanan sözde vekiller, onlar değil midir hendek kazan , mahallelere bomba döşeyen, bölgeyi cehenneme çeviren? Demek ki verdiğiniz vaadler; hendek, bomba, ölüm... 

 


      Kesinlikle  sizin davanız, Kürt davası değil, sizin davanız, Kürtlük adına Kürtleri yok etme davasıdır. Siz ne yaparsanız yapın, bu mazlum mustazaf halkı İslam'dan koparamayacaksınız Allah'ın izniyle...
  
  Selam ve dua ile...

Kategori: Makale
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-
sanalbasin.com üyesidir