loader

Medreseyi Yusufiyeden Dünyaya Doğan Güneşsin Yusuf'um...

    
Binlerce salat, binlerce selam olsun sana Ya Resulallah, selam olsun "benden sonra bir peygamber gelseydi o sen olurdun" dediğin Ebubekir'i Sıddıkk'a, selam olsun "istemez misin dünya onların ahiret bizim olsun " dediğin Adalet mimari Ömer'e, selam olsun "bir kızım daha olsa yine sana verirdim" dediğin meleklerin bile haya ettiği Osman'a, selam olsun "ilmin kapısı" dediğin Ali'ye, selam olsun "reyhanlarim" dediğin Hasan ve Hüseyin'e, selam olsun "Cennet'te adımlarını benden önde goruyorum" dediğin senin yokluğunda ezan okuyunca dizleri üstüne çöken Habeşli Bilal'e, selam olsun dünyanın dört bir yanına dağılan ashabına, selam olsun "kardeşlerim" dediğin, seni görmeden sana aşık ahir zaman gençlerine , selam olsun  senin yolunda damat gibi süslenip  şehadete koşan yiğitlere  ve selam olsun sırf davana sahiplendiği için cezaevlerine düşen binlerce yusufilere...  

Ey Yusuf'um, gök şahit, yer şahit, Ümmet şahit, bu kutlu dava yolunda attığın adımlar şahit ki sen,  hak yol üzere olanlardansın ve suçsuzsun. Sen Ebuker'in, Ömer'in, Osman'ın, Ali'nin, Hasan ve Hüseyin'nin, Bilal'in... Sen,  kutlu sancağını zalime karşı yüreğine saplayıp dimdik ayakta duran Mus'ab bin Umeyr'in yolundasın Yusuf'um. Düşmeyecek bu sancak gözün arkada kalmasın.  Bırak zalim tutsak etsin, dört duvar arasına alsın bedenlerimizi,  kardeşliğimize de kelepçe  vuramaz ya Yusuf'um...  
      Duydun  mu? Ey  Yusuf'um... Duydun  mu? Seni haksız yere  demir parmaklıklar arasına atan zalimleri,  Duydun mu? Onların başına gelen korkunç akıbeti. Nasıl da dağılıyorlar,  nasıl da parçalanıyorlar. 

Duydun. mu? Ey Yusuf'um... Duydun  mu? Eli kanlı katillerin zulmünü, yeryüzünde eşi benzeri olmayan barbarlığını... Duydun mu? Roboski diyenlerin yaşattığı yeni Roboskileri...  Halkı adına halkını katleden canileri...  yıllarca Kürtlerin arkasına sığınıp Kürtleri katleden cehennem itlerini.

Duydun mu?  Yusuf'um, 6-7 Ekim  olarak tarihin utanç sayfalarına geçen, dünyada eşi benzeri olmayan bir katliam gerçekleştirildi Diyarbakır da.  İnsanlık, 6-7 ekim olaylarında bitap düştü, surlar yıkıldı sanki, Amed'e hüzün çöktü  o gece Yusuf'um.  Sözde Kürt halkının özgürlüğü için Kürt halkına  tıpkı Kerbela'yı yaşattılar Yusuf'um. Kıydılar gencecik fidanlara, masum canlara... Bu özgürlük adı altında  Yasin'mi de , Hüseyin'imi de, Turan'ımı da, Riyad'ımı da, Hasan'ımı da vurdular Yusuf'um. Vurdular, bıçakladılar, balkondan  attılar... Kinlerini dindiremedi, birde  arabayla nazik bedenlerini ezdiler Yusuf'um.  

Duydun mu? Yusuf'um, doslukta Ebubekir misali  adalette Ömer misali, hayada Osman misali, ilimde Ali misali olan Aytaç'ımı da vurdular.  Kıydılar Amed'in Hamza yürekli yiğidine... Sende bilirsin ki zalimler kitabı bilmezler Yusuf'um.  Onun için  zalimler bir şeyi unnuttu, bir şeyi hiç hesaba katmadı. Allah'ın azabını...  ‘’Asla zalimlerin yaptığı/yapacağı şeyden, Allah’ı gafil sanma. Ancak Allah onların azabını öyle bir güne bırakıyor ki o gün gözler korkudan dikilir kalır.’’(İbrahim suresi 42). 

Bu barbarlığı yapanlar,  elini kolunu sallayarak gezerken;  fakir için gecesini gündüzüne katıp koştuğun, İslam'a  dil uzatanları kınadığın, camilerde Allah'ın kelamını öğrettiğin  için yüzde doksan dokuzu Müslüman bu ülkede bunlar suç sayılıp sana zindanı reva gördüler Yusuf'um.  Olsun, üzülme Yusuf'um, sevin, gururlan ki sen böyle yüce bir dava ve Rabbin için bedenini , hayatını dört duvar arasina bağışladığın için Yusuf misali.

Sende haykır Yusuf'um İbni Temiyye misali " Bizi neyle tehdit ediyorsunuz, neyle suçluyorsunuz?  Zindan  atarsanız  Hz. Yusuf gibi ders görürüz, sürgün ederseniz hicret ederiz, öldürürseniz şehid oluruz. Her durumda kazanan biziz" diye haykır zalimin yüzüne  Yusuf'um.  

Dört duvar arasına alsalarda sen  özgürsün Yusuf'um. Çünkü Allah'a  sımsıkı bağlısın,  zalimin zulmü sana korku vermez Yusuf'um.  Zindan sana medresedir...

Yusuf'um, baban dört gözle yolunu gözlemekte  Yakup misali... Annenin göz pınarları kurudu yolunu beklemekten... Seni görmeden bu hayattan göçüp giden anne babanın hesabını soracak elbet Yaradan Yusuf'um.  

Daha kaç bayram yolunu gözleyeceğiz Yusuf'um? Daha kaç hazan sensiz solacağız?  Daha kaç kış, kaç yaz sensiz geçireceğiz  Yusuf'um? Söyle Yusuf'um daha kaç bayram annenden, babamdan, evladından, ayrı geçireceksin? Daha kaç hazan zindanın soğuk betonunda gül gibi solacaksın?  Daha kaç kış, kaç yaz özlemle kavuşmayı bekleyeceksin senin yolunu dört gözle bekleyen dava kardeslerinin...  Sensiz geçen her bayram, sensiz geçen her hazan, sensiz geçen her yaz,  her kış bin asırlık bir kahırdır  bizlere Yusuf'um. 
          

Yusuf'u  vezirliğe  götüren yol sana da açılacak İnşaallah Yusuf'um. Her kışın bir baharı var  unutma! Yusuf'um. Sen sabret, "Allah sabredenlerle beraberdir". 
    

 

Ya Rabi! Sen zamanın Yusuflarına yardım et. Bizlere de Yusuf gibi yaşamayı nasip et...
Selam ve dua ile....

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir