loader

Ey Nazlı SUSA!

 

Selam Olsun Şehidlerine, Selam Olsun Şehadet Kokan  O  Mescidine...

Selam olsun,  Ey mazlum,  Ey bağrı yanık Susa!!!
Selam  olsun, zalimin kurşununa hedef olan,  anaların feryadıyla yankılanan,  Şehidlerin kanıyla sulanan mübarek belde...

Selam olsun, o küçücük beldede sahiplenme destanını "sırat-ı müstakim" çizgisinden yazan muvahhit, zalimin yüzüne "Allah-u Ekber"  sedasıyla haykırıp,  şehadete koşan Hüseyin'e…


Selam  olsun, zamanının  çoğunu camide geçiren ve " bu kadar zamanını camide nasıl geçiriyorsun ?" diye sorduklarında; "benim arkadaşım camidedir, onunla sabrediyorum o da Kur'andır" diyen Kur'an  aşığı Molla Abdulhalik'e...

Selam olsun, Allah yolunda canını veren dört yiğit kardeş ve dört  İslam fedaisi, anasının gonca gülleri, Muhammed Sait, Muhammed Zeki, Mekki ve Medeni'ye...


Selam olsun, "Ali yürekli"  Muhammed Ali'ye...

Selam olsun, Allah'a canını İsmailce  bağışlayan iki yiğide  Hacı Ahmet ve oğlu Muhammed'e...

Selam olsun, ismi gibi Cennet'e, ölümsüzlüğe kavuşan yiğit Adnan'a...

Ve selam olsun, Hüseyince yaşayıp,  Hüseyince şehid düşen tüm dava erlerine...


26 Haziran 1992 Susa...  Ümmetin utanç tarihi...
Susa’da yeniden sahnelenecekti Kerbela...
İnsanlık bir daha şahit olacaktı kavmi tarafından katledilen İslam fedailerine...
Batılın hak ile savaşına...

 

Tarih bir daha şahit olacaktı  Susa’da;
Habil'in dirayetine karşı, Kabil'in hırs ve kinine...
Nuh`un sabrına  karşı kavminin karşı duruşuna ve onların inkarına...


Tarih bir daha şahit olacaktı Susa’da;
İbrahim`in teslimiyetine karşı Nemrud`un kibrine, öfkesine...
Musa`nın kararlılığına karşı Firavunun azgınlığına...


Tarihin utanç sayfalarına bir sayfa daha eklenecekti Susa da;
İsa`nın davetine  karşı İsrailoğullarının  sinsiliğine...
Muhammed aleyhisselam`ın nübüvvetine, davetine  karşı Ebu Cehil'in karşı duruşuna ve inkarına...


Tarihin utanç sayfalarına bir daha kan sıçrayacaktı Susa’da;
Hüseyin`in  mücahidliğine karşı Yezid`in  acımasızlığına...
Şeyh Said  kıyamına karşı Kemalizmin zulmüne...
Bediüzzaman’ın  cihadına  karşı zalimin tutsaklığına...



Tarih bir daha şahit olacaktı zalimin eşsiz zulmüne Susa’da; 
Veli'nin davetine karşı eli kanlı katillerin kurşununa...
Tarih şahit olacaktı, Susa'nın şehit oluşuna,  zalimin  İslam'a karşı hazımsızlığına...


Ey mazlum,  Ey bağrı yanık Susa!!!
Senden sonra tarih sayfaları tekrar mazlum  kanıyla yazılacaktı;
Hüseyinler, Ubeydullahlar, Aytaçlar ve Yasinler...  Tekrar zalim kusacaktı kinini, nefretini ve öfkesini...


Ve tarih bir daha şahit olacaktı; 
Fakirlere kurban eti dağıtanlara karşı mürtedlerin katliamına...


Bir 26 Haziran günü...
Şehadete  adım adım giden bir kervan,  kervana yetişmek için koşan yiğitler...

O gün güneş bir başka doğdu Susa'nın  üstüne...
Güneş bir başka ısıttı...
Şehadet güneşiydi bu gönülleri  ısıtan,  Haziran'nın  kavurucu sıcaklığı değil... İslam'in sıcaklığı ısıtmıştı gönülleri birbirine...
Vahdet ve kardeşlik peygamberinin sancağını düşürmemeye and içmiş Mus'ablar...
Nereden  bilecekti Susa,  bugün zalimin mermisiyle soğuyacak o nazik on beden, sancağı  düşürmemek için yüreğine saplayan  on  Mus'ab...
O gün konmuştu yiğitlerin omuzuna şehadet güvercini...

Bir  başka yükseldi ezan sesleri Susa'nın semalarında...
Şehadet'e  adım adım giden yiğitler bir başka süslenmişti... 
Ebedi  hayata hicret etmenin hazırlığıydı o telaş, o heyecan...
Zalim, bir başka susamıştı Cehenneme, şehadete susayan yiğitleri kurşuna dizmeye...



Bir Haziran akşamı,  vakit yatsı...
Ebedi aleme hicretin saati gelmişti,
Allah'a verdikleri ahdin vaktiydi bu.
Mescidin içinde bir adayış, bir teslimiyet...
Dışarda kin, nefret ve  kurşun kusan caniler....

O gece, ay şahit, yıldızlar şahit Susa'nın İbrahimce duruşuna, İsmailce teslimiyetine ... 

 

 Susa her karış toprağıyla, her taşıyla  şahit,
Mescid;  avlusuyla,  minberiyle, seccadesiyle, duvarlarıyla  şahit;
Necis  bedenleriyle, mekap ayakkabılarıyla zalimin camiye girişine...
Cami yarenlerinin  ellerini arkadan bağlayıp avlunun duvarına dizilişine...
Kurşun  kusan canilerin  kinine,  nefretine,  bölgede müslümanları haz edememesine...
Tek  suçları Müslüman olup,  müslümanca yaşamak olduğuna...
On  yiğit insanın şehadetine...
Susa  artık şahitti.
Susa artık şehitti.


Zalimin kurşunuyla yarım kalmış bir ezan, yarım kalmış bir Fatiha, yarım kalmış bir amindir Susa!!!
Dört  evladını birden kaybeden bir ananın gözyaşı...
Anaların, babaların, evlatların arşa  yükselen nidasıdır Susa!!!
"Dört oğlum daha olsaydı yine İslam uğruna verirdim"  diyen bir babanın İbrahimce Rabbine karşı bağlılığı,  dört evladın İsmailce teslimiyetidir...
Ümmetin  iftihar tablosu, davanın  bereketidir Susa!!!


Müminlerden Allah'a verdikleri ahde sadakat gösteren erler vardır; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirmiş (şehit düşmüş), kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.(Ahzâb-23). 

Allah bizlere de yukarda methettiği erlerden eylesin, Şehadet şerbetini bizlere de nasip etsin İnşaallah...

 


Selam ve Dua ile...

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir