loader

"UBUNTU"

    
Yazının başlığında da  görüldüğü gibi  UBUNTU  dediğimiz;  kardeşlik şuuru bir Afrika anlayışı olarak karşımıza çıkıyor. Kelime karşılığı "insanlık" olan, kökeni Afrika'daki  bantu dilinden gelmektedir.. Bu  kavram; insanlara karşı; merhametli, saygılı, iyiliksever olmak gibi insanı değerleri kabul eder.  

Bununla ilgili  Afrikalı bir kabilenin çocukları ile Batılı bir uzman arasında geçen, tüm insanlığa özellikle de Afrika'yı ilkel olarak gören, Batılı güçlere, sömürgecilere büyük bir ders niteliğinde olan yaşanmış bir hikayeyi  çoğunuz duymuşsunuzdur, bilmeyenler için kısaca özetlemek istedim.

Hikaye şöyle geçiyor; "Afrika da, Batılı bir yabancı uzmanın görev yaptığı yerdeki bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamalarını  önerir, ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü, o meyveleri tek başına yemek olacaktır der. Ve çocuklar toplanınca da hadi yarışa başlayın diye komut verir. O  anda bütün çocuklar koşup ağacın etrafında el ele tutuşup büyük bir halka oluştururlar. Daha sonra ağacın gövdesine doğru halkayı sıklaştırarak birbirlerine yaklaşıp meyvelere ulaşıncaya kadar başlangıçta oluşturdukları halkayı iyice küçültüp sıklaştırarak ağacın dibinde duran meyvelere ulaşıp hep birlikte yemeye başlarlar. Bunun  üzerine yabancı uzman şaşırıp sorar. Neden böyle yaptınız der. Afrikalı  çocukların cevabı çok hoştur. Derler  biz ''ubuntu'' yaptık. Ama biz birbirimizle yarışsa idik, yarışı içimizden biri kazanacaktı. Meyveleri de kazanan o bir kişi yiyip, hem yarışı kazanmanın hem de meyveleri yememin mutluluğuna erişecekti. Ama diğerleri hem yarışı kazanamayıp kaybetmenin mutsuzluğunu, hem de meyveyi yiyemeyip tadına varamamanın mutsuzluğunu içlerinde hissedip üzüleceklerdi. Ama  şimdi biz, hep birlikte 'Ubuntu' yapıp hem yarışı kazandık, hem de hep birlikte meyveleri yiyip tadına varıp mutlu olduk. UBUNTU; bizim  dilimizde  "Ben biz olduğumuz için "Ben'im" demektir!” derler. 

İslamin öngördüğü kardeşlik anlayışı bu Afrikalı çocukların sergilediği kardeşli dayanışmasının ta kendisidir. Peygamber Efendimiz: "Kendisi için istediğini başka bir kardeşi için istemedikçe kişi tam anlamıyla iman etmiş olamaz" diyor.  Bir başka hadisinde "komşusu açken tok yatan bizden değildir" diye bizleri uyarıyor, kardeşlik  şuurunu aşılıyor.  "Ben" eksenli değil de "biz" eksenli hareket etmemizi istiyor.   Afrikalı çocuklarının da sergiledikleri bu güzel örnek tam da Peygamber Efendimizin hadislerinde bize anlattığı, bize aşıladığı kardeşlik anlayışıdır.  

Bu kardeşlik anlayışını hayatımıza inşa  ettiğimiz zaman  toplumdaki birçok sorunların yok olduğunu/olacağını hep beraber görebiliriz. Çünkü toplumda yaşanan haksızlıkların, ayrılıkların, yoksullukların başında "ben" eksenli düşündüğümüzden kaynaklanıyor.  Herkes kendisini düşündüğü için beton duvarların arasında yanı başımızdaki aç yatan komşumuzu göremiyoruz.   Yaptığımız iyilikler bile maddi menfaat bekleyerek yapar hale geldik. Oysa Efendimiz(s.a.v); sağ elin verdiği sol elin görmemesi gerektiğini ne tez unuttuk ve unutturulduk. 


Yanıbaşımızda  kan ağlayan ümmet coğrafyası,  kaçımızın uykusunu kaçırıyor? Kaçımız Onların derdiyle dertleniyor?   Kaçımız onlar için bir şeyler yapmaya ya da sesini duyurmaya çalışıyor? Şöyle bir oturup düşündüğümüz zaman halimize ağlayacağımıza, zevk-u  sefa içinde yaşamımızı sürdürüyoruz. Daha fazla mal edinme hırsına bürünüp birbirimizle uğraşmanın derdindeyiz. "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" mantığıyla yaşadığımız için ümmet olarak zalimlerin kuşatması altındayız. Yarın onların yerinde olmayacağımızın bir garantisi var mı?  Onun için ümmet olarak  birbirimize kenetlenme zamanı, emperyalist güçlere karşı cemaat ayrımı yapmadan ümmet şuuruyla el ele tutuşup Afrikalı çocuklar misali ayrımız gayrımız olmadan yürümek zorundayız.
    
Cenab-ı Mevlâ, Ümmet-i Muhammed’e birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuru nasip etsin inşallah.

Selam ve Dua ile...

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir