loader

O'nu(s.a.v) Oku... O'nu(s.a.v.) Yaşa...

Bu asır öyle bir asır ki, insanlık; her türlü bataklığın içinde çırpınıyor. Mazlumlar her türlü zulme maruz kalıyor. Zalim her türlü zulmü başvuruyor. İnsanoğlu, insanlığını unutup hiç bir hayvanın dahi kendi cinsine yapmadığını malesef insanlar kendi menfaatleri için binlerce insanı öldürecek kadar gözü kararıyor ve canileşiyor.

                 

Bu asır öyle bir asır ki, insanın insanı gözünü kırpmadan katlettiği, insanın insanı sömürdüğü ve insanın insanı ölüme terk ettiği... Hergün müslümanların inancına, dini değerlerine,  mabetlerine saldırı ve dini liderlerine emperyalist güçler tarafından müdahale edildiği...  İslam'ı karalama çalışmaları, müslümanları kötüleme, müslümanları yok etme, topraklarını gasp etme ve  insanlık adına insanlığın kanını emme, despot yönetimler  kendilerine adeta şiar  edinmişler.

              

Cahiliye toplumunun içinde bulunmuş olduğu dönemde de Peygamber(s.a.v) efendimiz, iki cihan serveri yetişmiştir. İnsanliği yeniden özüne davet edip, zalime/inkarcılara  karşı risalet davasını sürdürmüştür. Cahiliye dönemini belki de daha beterini yaşadığımız bu çağda da bu risalet göevi hepimizin omuzlarında şimdi. O'nu(s.a.v) tanımak  ve tanıtmak. O'nu(s.a.v) hakkıyla tanısak/yaşasak, ne dünya ne de ümmet cografyası bu halde olur. O'nun(s.a.v) emanetlerine hakkıyala sarılsak, sarılabilsek  ümmet topraklarında bu kadar kan akmaz. Ümmet olarak birlik olabilsek zalimler bu kadar cesaretli olup topraklarımızı işgal etmez. Tüm bu yaşanan katliamlar tek sebebi var; o da dağınıklığımız. Birlik ve kardeş olamayışımız. Mezhep mezhep, cemaat cemaat, tarikat tarikat, fırka fırka ayrılışımızdandır.

 

O'nu(s.a.v) tanıyamadık. Hep belli kalıptaki bilgilerle yetindik. Doğum yeri, doğum tarihi, vefat tarihi, anne -babası vb. bilgilerle onu tanıdığımızı zannettik.  Oysaki  O(s.a.v), insanları Allah’a dâvet eden, inancını açık net bir şekilde tebliğ eden bir dâvetçiydi. O(s.a.v), hanımlarına eş, çocuklarına baba, etrafındaki insanlara arkadaştı.  O(s.a.v), devlet idare eden, çarşı-pazar kontrol edip düzenleyen, ordu gönderen, elçi kabul eden bir lider ve komutandı. O(s.a.v) yıkıcı değil yapıcıydı.  O(s.a.v) yürüyen Kur'an'dı. O(s.a.v) taşlanırken, üzerine pislikler saçılırken bile Allah'tan onlar için hidayet isteyendi. O(s.a.v), hayatın her alanın da vardı. Rasûlulah’ın (s.a.s.) bu yönleri üzerinde ne yazık ki durulmuyor. 

 

   

O'nu(s.a.v) tanımak ve tanıtmak, O'nu(s.a.v) yaşamak ve yaşatmak için, hiç bir menfaat gözetmeden   bu kutsal yola baş koyan Peygamber aşıklarının çalışmaları kapsamında düzenlenecek olan Siyer Sınavı,  daha güzel, daha ahlaklı ve daha şuurlu bir nesil yetişeceğine inanıyorum.  Çünkü; yapılacak olan sınav,  her ne kadar çeşitli ödüllerle teşvik edilse de asıl gaye,  asıl hedef, Siyer-i Nebi’yi öğrenmek, öğretmek, Kur’ân-ı Kerim’i anlamak ve aynı şekilde anlatabilmek içindir.  Kur’an’ın ne dediğini daha iyi anlamak içindir. Siyerin sahibinin kıymetini doğru şekilde kavramak içindir. İslam’ın değer ve kıymetini öğrenmek içindir. Hadisi, sünneti ve tarihi doğru şekilde anlamak içindir. Gerçek  bir mü’min olmanın yollarını öğrenmek içindir. En doğru duruşun ne olduğunu öğrenmek içindir. O'nu(s.a.v) hakkı ile  sevebilmek içindir.  O'nun(s.a.v) gibi terbiye olmak içindir... 

              

Sevgili Peygamberimiz “Sizin en hayırlınız, Kur’ân-ı Kerim’i öğrenen ve öğreteninizdir.”buyuruyor. Allah’ın Kitabı’nı anlamanın en iyi yolu da Hz. Âişe (r.anha) annemizin “Yaşayan Kur’ân” olarak adlandırdığı Peygamberimizin hayatını öğrenmekle mümkündür. 

 

"Gerçek şu ki, Allah'ı ve Ahiret Günü'nü (korku ve umutla bekleyen) ve O'nu her daim anan kimseler için Allah'ın Elçisi güzel bir örnek teşkil eder." (Ahzab Sûresi-21.Ayet)

Allah, hepimize O'nu(s.a.v) anlamayı ve  O'nu(s.a.v)  yaşamayı nasip etsin  İnşaallah.

 

 

Selam ve dua ile...

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir