loader

Adalet ne zaman güncellenecek?

 

Adalet ne zaman güncellenecek?

 

Bismihi Subhanehu…

Esselamun aleyküm..

Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’a hamd, Resulüne salat ve selamlar olsun..

Kâhta’mızın pek kıymetli halkı, değerli dostlar.

Sizlerle buluşturan Allah’a hamd eder, Kâhta Basın’a da bizlere burada yazma fırsatı verdiği için teşekkür ederim.

Bu köşede sizlerle hasbihal edeceğimiz çok fazla konu vardır. Ancak uğraştığımız alan siyaset olunca tabii olarak daha fazla bu konular üzerinde duracağız inşaAllah. Fakat öncelikle yaşadığımız mağduriyet alanı olan ve maalesef bu ülkede bir türlü terazisi Hakk çizgisi üzerine oturmayan adaletsizlikten bahsetmek istiyorum.

Hepimiz genel manada adaletsizliğin olduğundan dem vururuz. Fakat birebir yaşamış biri olarak söyleyeyim ki, belki ancak bunu yaşayanlar daha iyi hissederler. Hani Hoca’nın “eşekten düşen beni daha iyi anlar” misali gibi.

Malumunuz olduğu üzere 2010 yılında yönetim kurulu üyesi olduğum MUSTAZAF-DER Kâhta Şubesine ve Adıyaman VAHDET-DER’e yönelik FETÖ yapısı tarafından bir kumpas kuruldu. Tamamen hukuksuz mesnetlerle 5 arkadaşımla beraber ceza aldım ve bu kardeşiniz 7 yıla yakın bir süre haksız bir şekilde cezaevinde yattı.

Dosyamızın akıbetini takip edenler bilirler, ‘adalet’ geldi ancak geç geldiği için şahsım olarak bunu adaletten saymıyorum. Bizzat Sayın Erdoğan’ın deyimiyle “Geç gelen adalet, adalet değildir”.  Değil bizim ömrümüzden, evlatlarımızın ve tüm aile fertlerimizin ömründen tam 7 yılı çalmış oldular. Hani hırsızlık deriz ya, işte en büyük hırsızlıklardan biridir bu.

Biz o dönemde sesimizi duyurmaya çalıştık, “bu bir fetö kumpasıdır” diye. Ancak bizimle adeta dalga geçtiler. Ülkede bizim gibi o dönemde ve öncesinde binlerce Müslüman şahsiyet, dernek, vakıf ve kuruluş aynı kumpasa uğradı.

2 yıl sonra 7 Şubat Mit krizi, gezi olayları, 17-25 Aralık, 6-8 Ekim vahşeti ve nihayetinde 15 Temmuz darbe girişimi bizi haklı çıkardı. Haklı çıkardı çıkarmasına da bu süreçte maalesef ülke çok şeyler kaybetti ve halen de kaybetmeye devam ediyor. Bunun tek sebebi de adaletsizliklerin halen devam ediyor olmasıdır.

Biz cezaevine girmeden evvel duyardık “içerde 28 Şubat öncesi ve sonrası mağdur olan Müslümanlar var” diye. Cezaevine girince 92 yılından beridir içerde olan ve şimdiki tarihle 26. yılını tamamlamak üzere olan Müslümanları bizzat gördük. Sivas davası mağdurları, İslami Hareket, Hizbullah, Hizbu-t Tahrir, Vasat, İbda-c…

 Her biri öyle bir kumpas ve o dönemin işkence seanslarında zorla imzalatılan dosyalarla ceza almışlar ki yüreğiniz kaldırmaz. Hele de bölgede işlenen cürümler ve İslami bir gelişmeye müsaade etmeyen karanlık odakların yaptıklarını duyunca tüyleriniz diken diken oluyor. Bu Müslümanların geneli Camii merkezli tedrisattan alınıp cezaevine konulan ve sadece bu memleketin evlatlarının ıslahı yolunda çaba sarf eden temiz yürekli Müslümanlardan oluşuyor.  “Dindar bir nesil” yetiştirmenin derdindeydiler.

Günümüzde uyuşturucu kullanımının neredeyse ilkokul seviyesine indiği…

Cinsel istismarın had safhaya ulaştığı…

Gençlerimizin camilerden uzaklaşıp sokaklarda avare dolaştığı…

Kitap okumaktan ve asli değerlerinden uzaklaşıp avuçlarımızın içine kadar giren sosyal medya-internet illetine kendini kaptırdığı…

Anne-babaya saygının azaldığı, gençliğimizin maneviyatsızlık cereyanına kapıldığı…

Evet, sayabileceğimiz daha çok değerlerimizin kaybolduğu bir dönemin adeta ortasındayız.

İşte sevgili dostlar zulmen içerde olan bu Müslümanların yapmaya çalıştığı, tam da bu felaketlerin önüne geçmek ve toplumun felahı uğrunda yaptığı çabalardan ibaretti. Birileri bu insanların önünü kesmekle kalmadı, adeta toplumu terörüze ederek insanların bu tür çabalardan uzaklaşmaları ve dini değerlerinden kopmaları için ellerinden geleni yaptılar.

İşte toplumun ıslahı için çalışan ve bu konuda özgürlüklerini, gençliklerini feda eden bu insanlar halen içerde tutuluyor. Hal böyle olunca yıllarca devam eden bu zulümden dolayı memlekette yargıya olan güvenden bahsetmemiz de mümkün değildir.

Bu ülkede 26 yıldır;
16 Hükümet değişti.
5 Cumhurbaşkanı görev aldı.
20 Adalet Bakanı değişti 
1 darbe, 1 muhtıra, 1 darbe girişimi, birçok darbe planı yapıldı.
1 yüzyılı geride bıraktık.
Paralar değişti.
İnternet, teknoloji, cep telefonları, sosyal medya.... Neler girdi hayatımıza...
Kanunlar değişti.
Anayasa’da kısmi değişiklikler yapıldı,

Ceza indirimleri oldu,

Hırsızlar, çapulcular, hak yiyenler, darbe planı yapanlar serbest bırakıldı, hatta tazminatları verildi…
O zaman doğanlar şimdi çocuk sahibi oldular.
ANCAK DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY: GÜNCELLENMEYEN BİR ADALET

VE HALEN ZİNDAN MÜDAVİMLERİ OLAN VE DEMİR PARMAKLIKLAR ARKASINDA TORUNLARINI KUCAKLARINA ALAN YUSUFİLERDİR...

Son süreçte cezaevlerinde olan 600 civarındaki bu 28 Şubat mağdurları için Adalet Bakanlığında bir çalışmanın olduğunu duymak sevindiricidir. Ancak yıllardır gündeme gelmelerine rağmen şu ana kadar en ufak bir adımın dahi atılmaması açıkçası bana bir umut vermemektedir. Hele de hastanede tutulması gerekirken kanserli haliyle zindana tekrar konulan Şeyhmus ALPSOY vakası ortada dururken.

Ayrıca HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Sayın M. Hüseyin Yılmaz’ın deyimiyle “Devletin elindeki fetönün oluşturduğu istihbarat hafızası temizlenmeden yeniden yargılamalar risklidir” ve aynı kapıya çıkacaktır. Tıpkı son bir yıldır yapılan güvenlik soruşturmalarında yaşanan sıkıntılar gibi. Adalet artık güncellenmelidir, hemen şimdi.

                                                                                                                MUSTAFA YETİŞ

 

foto
Yazar: Mustafa Yetiş
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir