loader

Kültür Esirliği

Kendimize ve toplumun geneline şöyle baktığımız zaman göreceğiz ki düşmana tamamen teslim olmuşuz.  Yani biz millet olarak dışıyla  düşmana tankla tüfekle teslim olmasak bile  yaşantımızla,  ruhumuzla, fikrimizle ve biraz ağır olacak ama kalbimizle düşmana çoktan teslim olmuşuz.  
Bizi biz yapan değerlerimizden soyutlanarak düşmandan bir farkımız kalmamış.  Bizi düşmandan ayıran vasıflarımız neler? Sadece  ‘’dinimiz İslam,  Peygamberimiz,  Muhammed  Mustafa (s.a.v)  diyerek yetiyor mu? Bu esaret bizi öyle bir hale getirmiş ki; toplum  olarak büyük bir karanlık, bataklık ve buhran içindeyiz. Biz kendi kabuğunu kırıp özümüze dönmediğimiz sürece bu esaret daha da çıkılmaz bir hal alacaktır. Bu esaret üzerine Şehit Aytaç  Baran’ın deyimiyle ‘’kitap okuyup kendini geliştirmeyen bir Müslüman, kitap okuyup kendini geliştiren bir düşmana teslim olur’’.  Geldiğimiz nokta da burası zaten.  Okuma zahmetine girmeyip,  ahlak dışı dizilerin esiri olmuşuz.  Hayatımızı dizilerin yaşantısına göre dizayn  etmişiz/ediyoruz.  Bir filmin  sahnesinde faizin kötülüğünden bahsedip, aynı filmin reklam arasında filmde rol alan şahsın faizin cazipliğinden bahsetmesidir şu an ki vaziyetimiz. 
Oku(yalım)! yaratan Rabbinin adıyla oku(yalım)!. Toplum olarak kitap okumayı neden bu kadar basite alıyoruz? İlk emir "oku" olmasına rağmen neden okumuyoruz/okuyamıyoruz? . Kitap okumayı asla basite indirgememek lazım.  Rabbini bilmenin yolu, kendini tanımanın,  tarihini bilmenin yolu okumaktan geçiyor. 
Çok bildiğimiz için mi? Az okuyoruz,  yoksa... Evet, çok bildiğimiz(!) İçin sanırım az okuyoruz. Çünkü bir ortama girdiğimiz zamanda ya da bir toplumda bir konu açıldı mı herkes vaiz kesilir süslü cümlelerle anlatırız da anlatırız. Kulaktan duyma bilgilerle yorum yaparız da yaparız. Şahısları eleştiririz, kitapları eleştiririz  ama merak edip de eleştirdiğimiz şeyle ilgili bir kaç sayfa karıştırıp okuma zahmetine girmeyiz. 
 Kitap okuma konusunda okulda öğretmenlerimizin sorduğu şu soruya hemen hemen hepimiz aynı cevabı vermişizdir. " Boş zamanlarınız da ne yaparsiniz?" Tatlı(!) bir gülümseme ile ‘’ kitap okuyoruz ‘’ deriz. Halbuki kitap okuma boş zamanın değil!!!   en değerli zaman diliminde vakit ayırmak gerektiğini insan okudukça anlıyor.  İnsan okudukça neden okuması gerektiğini anlıyor.  
‘’Fazla okumayin kafayı yersiniz’’ derler. Fazla okuduğumuz için değil, okumadığımız için toplum olarak kafayı yedik.  Bu bir gerçektir. Hayatın her alanında başka milletlerinkültür esiri olduk. 
Özümüze dönme duasıyla selametle kalın.

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir