loader

Ölüm Gelmeden Ölümü Hatırlamak

Ölüm, faniden uzaklaşıp, sonsuza gitmenin adıdır.

 Asıl yurda, gerçek hayata hicrettir.

Yalan dünyada ruhun bedeni ebed-i terk etmesidir.

 Hiç ölmeyecekmişiz gibi biriktirdiklerimizi bırakıp gitmektir.

 Ölümün olduğu bu dünyada neden  hiç ölmeyecekmişiz  gibi yaşıyoruz?

Dert ettiklerimizin listesinde neden  hiç yer vermiyoruz yoğun yaşam çalkantımızda?

Neden hiç bahsini etmeyiz?

 Taziye evlerimizde  bile dünyalık işlerimizi konuşmaktan başka bir şey yapamıyoruz.   Kendi ellerimizle en sevdiğimizi toprağa verince bile...

Hep hesap yapıyoruz yarınlara, yıllar sonrasına fakat bir saat sonra öleceğimizin hesabını yapmadan...

Tüm yollar ölüme çıkmasına rağmen neden hep arka planımızda?

Ölümün olduğunu unuttuğumuz bu dünyada ne çok saçma şeyleri dert ediyoruz kendimize.

Para, mal, mülk,  kırgınlık, kavga gurur, ihanet...

Hastane koridorları her şeyi unutturuyor bize. Her şeyin maddiyat olmadığını hatırlatıyor bize.

Yarın öleceksin deseler, bu kadar rahat tartışabilir miyiz sevdiklerimizle?

 Bu kadar  üzer miyiz birbirimizi?

Keşke yarın ölecekmişiz gibi yaşayabilsek... Keşke merhamet halkası içinde, sevgi çerçevesi etrafında birleşebilsek...

Gündelik yaşamın telaşından ve  ''ben'' kaygısından, aklımıza ölümü getiremiyoruz. Kapımızı çalıp en sevdiğimizi bizden alınca mı hatırlayacağız?

Ve sonra ölüm gelir, dünyadaki bütün sıkıntıları unuturuz... Ve  ölüm gelmeden çeki düzen vermeliyiz kendimize...

Ölüm  gelmeden ÖLÜMÜ  HATIRLAmalıyız...

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir