loader

Çarşı ve Pazarda Allah’ın Örtünme Emrine Bir Başkaldırı/İsyan Sergileniyor

Özellikle yaz aylarında havaların ısınmasıyla birlikte giyim üslubunun yok olduğunu -acıdır ama-hepimiz şahit oluyoruz. Müslümanları ayırt etmek imkansız hale gelmiş. Eskiden kadınlar evinin içinde bile başı açık dolaşmazken, şimdi çarşı-pazarda başı açık, üstü açık, Allah’ın örtünme emrine bir başkaldırı/isyan sergiliyorlar.

Medya, giyim markaları, reklam firmaları olsun özellikle kadınlar üzerinden, reklam yaparak para, rant sağlamaya çalışıyorlar ve yapıyorlar da. Kadını bir reklam aracından ibaret olarak gösteriyorlar. Cahiliye toplumlarından hiçbir farkı olmaksızın yaşamlarını sürdürüyorlar.

Kur’an-ı Kerimde Allah(c.c) bizleri uyarmıyor mu? Ahzab suresi 59’da Allah şöyle buyuruyor: "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar. Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar. Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir."  Allah’ın emrini göz ardı edip kapitalizmin robotu haline gelmek akılsızlık olsa gerek. 

Peygamber Efendimiz(s.a.v) Cebrail’e(a.s) şöyle bir sualde bulunur:  “Acaba melekler de gülüp ağlıyorlar mı?” Cebrail (a.s) şöyle buyurdu: “Evet.(Meleklerin güldüğü yerlerden biri)”Hicapsız” veya “kötü hicap giyen” kadınlardan biri ölürken, bedeninin görünmemesi için yakınları onu kabre koyarken onun üstünü toprakla örterken melekler gülüyorlar ve şöyle derler: “Gençlik döneminde herkesin ona bakmasıyla onları tahrik ederdi ve diğerlerinin günah işlemesine sebep olurdu. Bu dönemde eşi ve kardeşleri buna engel olmamaktaydılar onun örtü giymesi için uğraşı vermediler. Şimdi ise herkes ona bu durumda bakmamak için kaçınıyorlar.” Allah herkese hidayet nasip etsin, hiç kimseyi bu duruma düşürmesin. Peygamber Efendimizin kızı Hz. Fatıma’nın örnek ahlakına bakın. “Bir gün ama (kör) birisi eve girmek için müsaade almak isterken, Hz.Fatime (s.a) ayağa kalkarak çarşafını üzerine giydi. Peygamber (s.a.v) Hz.Fatıme’ye, neden ondan yüzünü çeviriyorsun o seni göremiyor ki?  Hz. Fatıme  Peygamber’e (s.a.v) şöyle buyurdu: O beni göremiyorsa ben onu görüyorum ve o benim kokumu hissedebiliyor ya.” Günümüzle kıyasladığımız zaman gerçekten ağlanacak durumdayız.

Günümüz giyim tarzını incelediğimiz zaman ‘’elbise’’ anlamlarında kullanılan kelimeler Doğu ile Batı toplumları arasında tamamen farklı olduğunu görürüz.  Farsça’da giysi anlamında kullanılan ‘’puşeşş’’  kelimesi “gizlemek, bakışlardan uzaklaştırmak’’ manalarında kullanılır. Batı toplumlarına bakıldığı zaman farklı manalar ve amaçlar taşıdığını görebiliriz. Mesela; İngilizcede ‘’dress’’ kelimesi “düzeltmek, süslemek, süs yapmak’’ anlamlarına geliyor. Fransızcada ‘’habit’’ kelimesi ise ‘’yer tutmak, yer yapmak ‘’ anlamlarına gelir. İngilizler kıyafetiyle kendini düzeltip süslerken, Fransızlar ise giyimine gösterdiği itina ile karşındakinin gözünde yer edinmektedir. Doğu dünyası, kıyafetiyle göze çarpmamayı, mevcut güzelliğini yabancı bakışlardan gizlemeyi gaye edinirken, Batı dünyası ise tam tersi mevcut güzelliğini sergilemeyi, dikkat çekmeyi, süslemeyi gaye edinmektedir. Bunlar hep kapitalizmin Müslümanlar üzerinde oynadığı oyunlardan biri sadece.!!!

Tüm bu giyim üslubunun değişmesi, batılılaşma ile moda adı altında bozulmaya başlamıştır.

Fransız İhtilali’nin etkisiyle de gelişen moda; rahat, geniş giyilen elbiseler yerine, vücuda yapışık elbiseler üretilmeye başlandı ki buda özellikle kadınların vücut hatları belirgin hale getirilip kötü bakışlara maruz bıraktırılarak toplumsal ahlaki yozlaşmaya en büyük sebep olmuştur.

Batı yaşam tarzını yansıtan dizilerle aile birliğini de önemli derecede tehdit ediyor/bozuyor.

Allah, batı toplumlarına hidayet, Müslüman toplumlarına da uyanmayı, özüne dönmeyi nasip etsin…

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir