loader

Ne Bu Şiddet Bu Celal?

Dünyamız küresel anlamda bir kaos ve şiddet ortamı yaşadığı gibi ülke olarak da artan bir şiddet ortamına doğru sürükleniyoruz.

Her gün sosyal, yazılı ve basılı medyada şiddet olaylarıyla karşılaşıyoruz ve hatta bazen şiddetin kurbanı olabiliyoruz.

Birbirini kesen, bıçaklayan eşlerden tutun da benzin dökmek suretiyle kedi ve köpekleri yakan ergenlere kadar… Gencinden yaşlısına kadar bir öfke hâkim topluma.

İnsanoğlunun vicdanını yaralayan bu türden hadiseleri görüp işitince, insan ister istemez ‘Nereye gidiyoruz? , Bize ne oldu da öfke bu kadar bağladı gözümüzü, hani merhamet? , Nasıl bu hale geldik?’ diye soruyor.

Gerek toplumumuzun sosyal yapısı ile uyuşmayan ve şiddeti meşru bir yol olarak gösteren televizyon dizileri, gerek haber bültenlerinin şiddet haberlerini veriş şekli ve gerekse de yozlaştırılmaya çalışılan toplum yapısı şiddet olaylarının artmasına sebebiyet veriyor.

Ve en önemlisi ise gönüllerdeki Allah (c.c.) korkusunun yerini farklı korkuların almasıdır.

Toplumun önüne koyulan/dayatılan ve yaşatmaktan ziyade öldüren, hayatta var olabilmek için güçlünün zayıfı imha ettiği yaşam/düşünce tarzı toplumu bu hale getirdi.

Kapitalist dediğimiz bu yaşam tarzının temelinde tıpkı Darwin’in ‘doğal seleksiyon’ teorisinin mantığı yatar. Bu çağda insanlığa sunulan yaşam tarzında toplum, insanın insan ile olan savaşından ibarettir, yani ‘insan insanın kurdudur.’ mantığı yatar.

İşte bu yaşam tarzında Allah (c.c.)’tan söz edilmez. Allah (c.c.) korkusundan söz edilmez.

Ve bugün geldiğimiz noktada bir hakikati daha idrak ediyoruz ki insanı insan eden imanı ve Allah (c.c.)’a karşı duyduğu derin saygı ve korkudur.

Çünkü bir kalpten Allah (c.c.) korkusu çıktı mı artık o insandan her şey beklenebilir ve adeta canavarlaşır. Çünkü bugün yaptıkları/yapmadıkları fiillerin hesabını yarın Allah (c.c.)’a vereceğini bilmeyen bir insan topluluğunu frenleyen hiçbir şey olmaz.

Allah (c.c.) korkusu, insanın gayri insani olan duygularını terbiye eder. Ve böylece insan, eşref-i mahlûkat derecesinden esfel-i safilin derekesine inmez.

Toplumun vicdanına Allah (c.c.) korkusu yerleştirilmeli, bu şekilde ruhlar terbiye edilmelidir.

Ama gönüllere Allah (c.c.) sevgisi, korkusu değil de dünyalık sevgi ve korkular yerleştirildi. Bundan ötürü, her ne kadar şiddet suçlarına yönelik cezalar arttırılsa bile şiddet suçları artarak devam ediyor.

Bugün tekrar İslam’ın terbiyesi ile terbiyelenmeye, ahlakı ile ahlaklanmaya ve İslam’ın selametine ihtiyacımız var. Ve her şiddet/vahşet haberi okuduğumda kulağımda Üstad’ın şu sözleri yankılanıyor: ‘ İmân insanı insan eder; belki insanı sultan eder. Öyleyse insanın vazife-i asliyesi imân ve duâdır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder.’ Selam ve duâ ile…

foto
Yazar: Ömer Arslan
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir