loader

Aktif Ümmet’ken pasif Ümmet’e nasıl geldik?

Ümmet’in kelime anlamına baktığımızda bir toplumun(dil, ırk, renk farkı olmadan) dini yasalar, kanunlar çerçevesinde yaşayan topluluk diyebiliriz.

Asr-ı Saadet’e baktığımız zaman Allah yolunda birbirleriyle nasıl yarıştıklarını görebiliriz. Çünkü onlar Kur’an’la iç içe, öz/dini  değerlerine sımsıkı bağlıydılar. Malını, canını Allah yolunda infak eden yıldızlar  yetiştirdi  din-i mubin. İslam’la  insanlık yeniden doğdu. Güneşin yeryüzünü aydınlattığı gibi gönülleri aydınlattı. Kardeşliği, birlik ve beraberliği öğretti.
Uhud savaşını hatırlayalım, Peygamber öldürüldü nidalarıyla oradaki sahabilerin  ‘peygamber öldürüldüyse biz niye yaşayalımki’  diyerek  vücudunu siper edip Allah yolunda can verdiler. Günümüze baktığımızda  Allah’ın  kelamına, peygamberin sünnetine, ümmet-i Muhammed’e uzatılan eller, yapılan zulümler niye biz  hala bu kadar rahat  hayatımıza devam edebiliyoruz ve kendi hücremize çekilebiliyoruz.  Bügün Müslüman ülkelerde yapılan katliamlar yine Allah ve Resul’üne değil midir?

Müslüman toplumların içine nifak tohumlarını atıp ulus devlet adi altında masa basında cetvelle sınırlar çizilerek birbirlerinden uzaklaştırılmaya çalıştılar, ne yazık ki yaptılar ve hala da devam ediyorlar. Bugün Ortadoğu’da oynanan kirli oyunlar bizlere açık açık gösteriyor. Ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla Müslümanları birbirinden iyice ayırdılar, birbirine düşürdüler. İslami değerlerimizden koparıp yabancılaştırdılar. Okuduğumuzu(Kur’an’ı) anlamamaya, anladığımızı da anlatamama durumuna düşürdüler.  Büyük  günahları normalleştirdiler. Zinayı aşk adı altında gençliğin kanını emdiler. Ekranlarda çıkan diziler, toplumun ahlakını ve aile birliğini neredeyse yok ettiler. Müslüman kadının kimliği olan tesettürü çağ dışı olarak görüp tarz haline getirdiler.  Söz örtünmeye gelince,  ‘’bizi bin dörtyüz sene öncesine mi götüreceksiniz’’ deniliyor ama iş soyunmaya gelince taş devrine kadar gitmeyi  biliyorlar. 

Bugün İslam toplumlarının despot yönetimlerin/yöneticilerin zulmüne maruz kalmış durumdalar. Arakan’da, Filistin’de, Myanmar’da, Suriye’de ve Kürdistan'da her gün yüzlerce Müslüman katlediliyor. Bu katliamlar karşısındaki suskunluğumuzun hesabı bizden de sorulacak.

Türkiye’de ise bir cemaatçilik mücadelesi var. Allah hepsinden razı olsun hakkı anlatıyorlar, hakka çağırıyorlar ama birbirlerine karşı futbol  taraftarı gibi  birbirleriyle uğraşmaları, zalimlere zaman kazandırıyor ve güç veriyor. Bugünkü zulüm ve katliamlarda düşmana  en büyük cesareti veren rahatlık, Müslümanların kardeşlik deyince sadece kendi grup, tarikat veya cemaatindekileri anlamalarıdır.  Bu yüzden Müslümanlar tek vücut olmadığı sürece, küfre kaşı ayaklanmadıkça bu zulümler, işkenceler hep devam eder. Peygamberimiz bizi uyarmıyor mu? " zulüm karşısında sessiz olan dilsiz şeytandır" diye. Bundan daha acı ne olabilir. 

Nitekim Türkiye'de de Marksist ve Leninist bir kuruluş felsefesi olan dağ kadrosu PKK ve siyasi uzantısı olan HDP 'de doğu ve güney doğuda İslam'a ve Müslümanlara yönelik sayısız katliamları, zulümleri  görmezden geliniyor. Son zamanlarda medyada hepimiz şahit oluyoruz; sözde Kürt halkını savunduğunu iddia eden(!) lakin bütün zulümleri de mazlum dindar Kürtlere reva gören ve kanla beslenen Marksist bir yapılanmadan öteye gidememiştir. Bu yapının temel argümanında  -yaptıkları katliamlar göz önüne seriyor-  tamamen İslam karşıtlığı bir yapıdır.  Onlara göre, onların ideolojisinidüşüncesini  savunmayan her kim olursa olsun, "ölmelidir”. Doğu ve güneydoğuda sırf İslami kimliklerinden dolayı hedef alınan ve hunharca katledilenler mazlum insan Kürt değil mi?!!! Sözde Kürt haklarini!(!) savunuyorlar. Peki, bunlar hangi akla hizmet ediyorlar? Onların ipine tutunanlar ciddi ciddi  düşünmesi lazım. Görecekler ki bunların savaşı hak ile  olduğunun farkına varacaklardır.

Müslümanların pasifleşmesiyle, zalimlerin aktifleşmesini ve  güç kazanmasını istemesek de - acıdır ama- sağlıyorlar. 

Şeyh Ahmet Yasin’nin deyimiyle “ÜMMETİN SUSKUNLUĞUNU SANA ŞİKÂYET EDİYORUM YA RAB!”

 

Ümmet bilinciyle birleşmek ümidiyle…

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir