loader

Bilginin Kaynağına Doğru...

Yüce Allah'ın 'Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim.' hadis-i kutsisi bizim neden dünyada olduğumuzu açıklıyor. Evet, Allah insanları kendisini bilsinler diye yaratmıştır. Ancak biz Allah'ı göremiyoruz, gücümüz Cenabı Allah'ı görmeye yetmiyor, yetmezde. 

 


Öyley ise Allah'ı bilmek için ne yapmamız gerekiyor ? İnsan bir esere bakarak o eseri yapanı tanıyabilir. Başımızı gökyüzüne çevirip baktığımız zaman, sonsuz bir kainat, sonsuz bir güzellik, sonsuz sanat ve sonsuz bir düzen!. İşte bilginin kaynaği  Rabbini ve onun eserlerine bakarak ulaşabiliriz. Elbette fenni ilimlerde onun ilminden geliyor lakin okul kitaplarında onu yaratanı edeta yok sayarak öğretiliyor. Kainatın bir patlama sonucu meydana geldiğini yıllarca beynimizde kazmaya çalıştılar ve çalışıyorlarda. 
          
İnsanoğlunun  mükemmel  bir varlık  aleminde  yaşamasının  biricik  gayesi, kemale ve mükemmele yanı Allah'a  yönelmek  olduğunun farkında olmasıdır.  O çizgide yol almalıdır. 

Bilgi  neyi  bilmektir? sorusunun cevabı ; temelinin  ahlak  olduğu yararlı  bilgiler manzumesidir. Burada  sözü edilen bilgiden, kastedilen bilginin en üst anlam düzeyi hakikat ile bunun varlık dünyasındaki tezahürleri olan gerçekliğin bilgisidir.

Düşünen insanın, düşünce hareketinde temel referans Kur’an-ı Kerimdir; Çünkü Kur’an bizi hakikate ve hakikatin bilgisine yöneltir. Hiçbir zaman hakikati bize çıplak gözle vermez, ona ulaşmak için bilgiye ihtiyaç var. Bu açıdan Kur’an, hakikatin bilgisidir, yani Allah tarafından bize indirilen ‘’el-ilim’’ dir.  Bunun içindir ki ilim öğrenmek her erkek ve her kadına farzdır. 

İnsana yönelik bilgideki hedef, kişinin varlık alemindeki amacını İslami misyonla güvenilir bilgiyle donatmaktır. İnsan oğlunda mevcut bulunan bilgi potansiyelinin kaynağı Allah(c.c)’tır. Buna ‘’sınırlı’’ bilgi diyoruz. Bu bilginin Peygamberler aracılığıyla olana ise ‘’vahiy’’ (indirilen bilgi) diyoruz. Bireyler eğer bu perspektiften kendine yaşam haritası çizerse, bu kainatta ‘’bilgi neyi bilmektir?’’ sorusuna cevap bulur.

Hayat kitabımız olan Kur’an-ı mubin’de de nahl suresi 78. Ayette de geçtiği gibi ‘’siz hiçbir şey bilmez iken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı ve size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.’’ Bu ayete baktığımızda insan bilgisinin  kaynağının Allah’ın olması, onun sonradan indirilen bilginin yardımıyla sonradan öğrenildiğini bize izah eder.

Bilgi, Allah’ı bilmektir ve onun indirdiği Kur’an’ı idrak etmekten geçer. Rabbini bilen, haddini bilir; haddini bilende bilgininin kaynağına ulaşır. 

Her bilgi ilim kategorisine girmez. Nitekim ilim ile malumat  arasında fark vardır. Bir şeyin ilim olması  için tasavvurdan geçmesi lazım ki bu da ‘’faydasız ilimden rabbe sığınmamız’’ gerektiğini bilmemiz icap eder.  

Selam ve dua ile...

foto
Yazar: Abdullah Sevinç
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
Advert
sanalbasin.com üyesidir